Bu ülkede “gizli görüşme ya da gizli belge” diye bir şeyin olduğuna artık inanmakta zorluk çekiyorum.
Baksanıza, Başbakanın “benimle mezara kadar gider, eminim ki Sayın Büyükanıt’ta öyle düşünüyordur,” dediği şu ünlü “Dolmabahçe görüşmesinde” nelerin konuşulduğu kelime kelime polisin elindeymiş.
Devletin 2 büyük yöneticisi “baş başa” görüşüyor, üstelik görüşmede tutanak da tutulmuyor ama her şey polis tarafından biliniyor…
Bu görüşmede ortaya bir “dosya” konulduğu artık gizli bilgi değil.
Ancak bu dosyanın içeriğinde ne olduğu, Başbakanın ya da Genel Kurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın ne dediği bilinmiyor…
Ben Başbakanın sözünün eri olduğuna inanıyorum…
“Benimle mezara gider” demişse buna yürekten inanırım, başını kesseniz eşine bile söylemez.
Çünkü Başbakan inançlı birisidir.
Bunların neler olduğunu Büyükanıt’ta söylemez…
Çünkü iddialara göre, Başbakanın elindeki dosyada “Büyükanıt’ın eşi ve kızına ait son derece olumsuz belgelerin” var olduğu söyleniyor.
Peki nasıl oluyor da “Amerikalı diplomatlar bunları kripto ile Washington’a iletiyor?”
Yayınlanan Wikiliks Belgelerine göre; “Polis, ABD’li diplomatlara Dolmabahçe görüşmeleri ile ilgili bir brifing veriyor.
Bu brifing notlarını da diplomatlar kripto ile Washington’a iletiyor…”
Akla şu soru geliyor haliyle;
“ABD’li diplomatlara brifing veren de Büyükanıt ile ilgili dosyaları hazırlayanlar da aynı kişiler mi acaba…”
Gelin o günlerde yaşananları kısaca hatırlayalım:
“Tarih 27 NİSAN 2007” Genelkurmay Başkanlığı’nın sitesine konan bildiride Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı seçilmemesi konusunda Hükümet uyarıldı. “Tarih 28 NİSAN 2007” Hükümet, Genelkurmayın e-muhtıra olarak anılan bildirisi için askerlerin politikaya karışmamasını hatırlatan sert bir yanıt verdi. “Tarih: 4 MAYIS 2007” Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt Dolmabahçe’deki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nde 2,5 saat baş başa görüştü. “Tarih 23 MAYIS 2007” Ankara'da kendisiyle birlikte alt kişinin ölümüne yol açan intihar bombacısının Büyükanıt’ı hedef aldığı ileri sürüldü.
Veee…
“Tarih 12 HAZİRAN 2007” Erdoğan, Gül, Büyükanıt, Başbuğ ve Koşaner'in bir araya geldiği güvenlik toplantısından sonra İstanbul Ümraniye'de bir gecekondu'da 27 el bombası bulundu ve sonradan “Ergenekon” adını alacak soruşturma başladı.
“Üstelik açıklanan Wikiliks belgelerine göre de, Baykal’a da rüşvet ödendiği belgeleriyle ABD’nin elindeymiş…”
Hadi gelin bu pazılın parçalarını birleştirip “büyük resmi” ortaya çıkarın… |