Yeni bir yıl başladı, birkaç gününü eskitti bile.Yeni heyecanlar, garip bir telaş, kutlama zorunluluğu hissi.Her yıl aynı karmaşa…
Garip bir çelişkidir beynimi yoran; zamanı, takvimi biz icad etmedik mi? Günlere, mevsimlere ismi biz vermedik mi? Milladdan Önce, Milladdan Sonra diyen, milenyumu icad eden biz insanoğulları değil miyiz? Sonrada yıl dönümleri atfedip bir kısım zamanlara yaslanan yada neşelenip kutlayan yine biz değil miyiz?
Neyse yahu bazen çok yormamalı beyni, birileri mutlu oluyorsa icad edelim gitsin daha ne varsa.
“En sevdiğim yanı ne yeni yılın?” diyorum kendime. Yeni bir başlangıç hissiyle içimizi kaplayan garip bir sevinç ,umut veeee hediyeler…
Ne hoştur hediye almak ve vermek nedeni ne olursa olsun. Seçmek zorsa da birine uzatıvermek paketi ayrı bir hoşluk yaymaz mı içinize? Seni düşündüm demenin başka bir yoludur hediyeleşmek.
Bu yıl biri beni düşündü!
Bu yıl biri beni çokkk güzel düşündü!
Bu yıl biri beni iyi ki düşündü!
Beni düşünen güzel, iyi ki doğdu…Ateşlendi telaşlandırdı; gülümsedi güldürdü ve doğumundan sadece 8 yıl sonra “Anneciğim bu sana yeni yıl hediyemdir, sana yazdım” deyip aşağıdaki şiiri okuyuverdi:
ANNECİĞİM Sen bir gül ol anneciğim, Ben senin tomurcuğun. Sen bir deniz ol anneciğim, Ben senin damlan. Sen güneş ol anneciğim, Ben senin dünyan. Sen yürek ol anneciğim, Ben senin sevdan... ZEHRA BERRA SERİN
Kendisi hediye olanın hediyesidir hiç bir şeye değişilmez!
Hediye verenleriniz bol olsun… |