Ebru Akeloğlu
Antalya’nın İşçi Partisi’ne bakışını nasıl görüyorsunuz?
Bunu yaptığımız faaliyetlerle değerlendireceğiz. Daha önce iş,emek,vatan kurultayı,kriz kurultayı, AKP sonrası Türkiye gibi çalışmalarımız olmuştu. Katılım 700-800 kişi arasında olmuştu. En son ‘Atatürk Cumhuriyetine Doğru Çözülme mi Çözüm mü’ adında bir panel yaptık. Panele bin kişi katıldı. 300 kişi yer olmadığı için geri dönmek zorunda kaldı. 5 yıldır il başkanlığı yapıyorum. Biz İşçi Partisi olarak Antalya’da nerede ne sorun olursa elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Satılık köyler oldu, Antalya’nın doğasını değiştirecek derecede maden ocakları açıldı. Biz bunlarda mücadelemizi verdik. Önümüzdeki süreçte de yaptığımız çalışmalara devam edeceğiz. Çünkü görüldüğü gibi Türkiye uçurumun kenarından yuvarlanmak üzere.
Seçim çalışmalarını başlattığınızı duyduk. Şu anda neler yapılıyor Antalya’da?
Hedefimiz Genel Başkanımız Doğu Perinçek’i Silivri’den meclise taşımak. Önümüzdeki süreçte başka partilerle ittifak olmazsa bağımsız adaylarla seçime gireceğiz. Bugünlerde bu çalışmayı başlattık. Seçim büroları açacağız. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet yıkıldı. Yaptığımız son panelde bunu anlatmaya çalıştık. Yurttaşlarımıza önümüzdeki süreci anlatmaya çalışıyoruz. Referandum döneminde de biz bunu yaptık. %42’lik kesimi önemsiyoruz. Bu süreçte makarnaya, kömüre, paraya, baskıya karşı %42’lik bir kesim Türkiye’nin karşılaşacağı durumu gördü. İşçi Partisi olarak %42’lik kesimle buluşma gibi bir hedef koyduk kendimize. Yeniden Cumhuriyet’i kazanmak üzere bir çalışma yürüteceğiz. Bu süreçte barajı aşacak bir ittifak yaşamazsak bağımsız adaylarımızı baraja karşı bir mücadele olarak algılıyoruz. Büyük bir seçim çalışmasına gireceğiz.

Başka partilerle ittifaktan bahsediyorsunuz. Düşündüğünüz bir parti var mı? Veya başka bir partiden birleşme için teklif geldi mi size?
Demokratik Sol Parti’nin Yeni Parti, Demokrat Parti ve İşçi Partisi ile DSP çatısı altında seçime girmek gibi bir önerileri var. Biz şimdilik Mart’a kadar İşçi Partisi olarak girmeyi görev görüyoruz. İttifak ilişkileri kurulmazsa bağımsız adaylarla gireceğiz.
Aktif olarak çalışmalarınızı sürdürüyorsunuz. Fakat sizi Antalya’da yerel basında çok göremiyoruz. Bunun nedenini öğrenebilir miyim?
Basın %95 oranında hükümetin eline geçmiş durumda. İşçi Partisi Lozan’da, Berlin’de, Ermeni Soykırımı karşısında büyük mücadele yürütmüştü. Basında bunlara da çok yer verilmemişti. Ama Avrupa basınında çıktı bunlar. 10 bin kişilik mitingler yaptık Avrupa’da. ‘Kıbrıs’ı Veren Türkiye’yi de Verir’ adı altında imza masaları açtık. Avrupa Birliği’ni savunan siyasi partiler imza masasından ayrıldılar.
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek tutuklu olmasına rağmen politik kimliğini etkin biçimde kullanabiliyor mu?
Kısıtlamalar oluyor. Dışarıdaki gibi olmuyor. Genel başkanımız şu anda esir durumundadır , özgürlüğü elinden alınmıştır. Mahkeme başkanı 20 celsede içerde. Perinçek yıllardır seçim öncesinde içeri alınır. Seçimden sonra bırakılır. 11 yıl hapis yatmıştır. Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz, ’ Biz bu davayı İşçi Partisi merkezli açtık’ demiştir. Bu işin merkezi Amerika. Bizi tehlike olarak görüyorlar. Amerikan karşıtlığını yükselten kuvvetler olarak görüyorlar.
Gündeme yansıyan daha sonra üstü kapatılan Füze Kalkanı’nın Türkiye’ye yerleştirilecek olmasıyla ilgili iddialar hakkında ne düşünüyorsunuz? Doğu ülkeleri ile ilişkilerin bozulması gibi bir ihtimal var mı sizce?
Biz bu tehlikeyi daha önceden görmüştük. Başbakan bunu Türkiye hükümeti olarak değil de NATO olarak ele alın diyor Amerika’ya. NATO bu işe girerse daha az tepki alır diye düşünüyor başbakan. Füze kalkanında hedef İran falan değil, Türkiye’yi vurmaktır. Biz bunun peşini bırakmayacağız.
Üniversitelerde gerçekleşen yumurtalı protestolar bir şeylerin ters gittiğini gösteriyor. Öğrencilerin birtakım istekleri var. Eleştirdikleri konular var. Sadece öğrenciler değil Türkiye’de yaşayan bir çok insanın sisteme yoğun eleştirileri oluyor. Bunlar görmezden gelinince eylemler , protesto gösterileri , ölüm oruçları, grevler… gibi üzücü olaylar yaşanıyor. Bu kadar eleştirilen bir sisteme sahip olan bir ülke için ne yapılabilir? İşçi Partisi iktidar partisi olsaydı ne yapardı? Somut olarak cevap verirseniz sevinirim.
İşçi Partisi’nin iktidar olduğu dönemde böyle sorunlar olmazdı zaten. Biz üniversiteleri öğrencisiyle, öğretim üyesiyle birlikte görürdük. Referandum çalışmalarında Belek’te bir saldırıyla karşılaştık. Belediye Başkanı buraya ‘Hayır’cıları sokmayın demiştir. Şimdi de yumurtalı protestolar gündemde. Ne yapacak bu insanlar? Yumurta atılmasının nedeni öğrenciler değil, onları bu hale sokanlar. Harçlar, üniversite sonrası işsizlik, toplumun geldiği yoksullaşma insanları bunalıma sokuyor. Öğrencileri o psikolojiye sokan güçler suçludur. Demokratik bir tepki olarak görüyoruz bu olayı.
Türkiye’nin şu anki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Gündemde olan sorunlar daha sonra da olacaktır. Amerika, Avrupa, Kurtuluş Savaşı’nın öcünü almaya çalışıyor. 1945’ten bu yana Türkiye’yi teslim alma harekatı düzenlenmiştir. Yaşadığımız son evre orduya yapılan operasyon. Ne yazık ki ordu da şu anda silah atmadan teslim olma durumuna getirilmiştir. Balyoz davasında yaşanılanları görüyoruz. Atatürk gibi yapacağız diye düşünüyoruz. Milleti ayağa kaldırarak orduyu düzenli ordu haline getirmiştir. Ülkemizdeki siyasi partilere de gelin Atatürk devrimlerinde, ilkelerinde birleşelim diyoruz. Amerika tarafından ülkenin tepesine helikopterle indirilen iktidarı yerinden edelim diyoruz. Geldiğimiz noktada Cumhuriyet’i yıkmışlardır. Yıkılan Cumhuriyet’i yeniden kurmayı planlıyoruz. Bu halktan bir şey olmaz noktası çok yanlış. Bazı siyasi partiler bunu söylüyorlar. Atatürk,’ Köşe başında bitini ayıklayan köylüyü ayağa kaldırdım, bu savaşı onlarla kazandım’ diyor. Toprağını, fabrikasını, kültürünü, sanatını kaybeden bir toplumdan kimse bir şey beklemesin demiyoruz biz bunların hepsini geri kazanacağız diyoruz. Hükümetin bağlı olduğu emperyalist devletleri nasıl denize döktüysek, bunları da deliğe süpüreceğiz. Silivri zindanlarına onları atacağız. |